Anlamak, farkına varmak, ayırt edebilmek, insanı insan yapan en önemli eylemlerden. Anlayabilmek, anlamaya uğraşmak, hayata tutunmanın olmazsa olmazı. Anlamaktan, anlamaya uğraşmaktan kaçmak da hayattan kaçmanın en kısa yolu.
Hayatta beni rahatlatan en önemli özelliğimin, insanları ve kendimi anlamaya uğraşıyor olmam olduğuna inanıyorum, bunu her an yeniden hissediyorum. Beni, benim için kötü bir yere sürükleyen bir davranışımı "Özelliğim", "Huyum" diyerek kabullenmek yerine, o davranışımın sebeplerini anlamaya uğraşmak her zaman işime yarıyor. Tabi ki bu yalnızca kötü yere sürükleyen davranışlar için değil, bütün olarak kişiliğimin her parçasını içeriyor. Önceki yazılarda da bahsettiğim gibi, kişiliğimin her parçası bütün olarak doğanın bir yansıması olduğundan, onu içeriyor ve onun tarafından kapsanıyor. Aynı şekilde, beni rahatsız eden, kızdıran, mutsuz eden başka bir insanın davranışını da, "O da böyle bir insan", "O kötü, aptal, faydasız bir insan", "Yaradılışı böyle" diyerek kabullenmek yerine, anlamaya uğraşırım. Bu hem hayatımı nasıl yaşayacağımı şekillendirirken bana yardımcı olur, hem de kendimi anlamamı kolaylaştırır. İnsan, beraberce yaşadığı her kim olursa olsun, bütün bir toplum olarak genellemek gerekse de, özel bir örnek olarak dostunu, her an yeniden sorgulamalı, karşıt durduğu noktalarda yıkmaya, ve yeniden yapmaya çalışmalı, aynı karşılığı geri almalı ki, hayatı her adımda insanca yaşayabilsin, her adımını ileriye atsın, öğrensin ve gelişsin. Bu uğraşı durdurmak, kestirip atmak, insanı kestirip atmak, hayatı kestirip atmak demektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder