Bu blogu açma amacım, bir anlamda günlük tutmaktı. Bir kaç sefer, direkt olarak günlük tutmaktan, bir deftere an itibariyle düşündüklerimi yazmaya kadar bir kaç deneme yaptım. Yine de düzensiz oldular ve devamlılığı sağlayamadım. Ama bunu yaptığım dönemler düşünsel olarak daha hızlı ilerlediğimi hissettiğim dönemler oldu hep. Kafamda düşünceler bir çok katmanda sürekli olarak akmakta. Bunlar, çeşitli durumlarda yine çok katmanlı bir şekilde ön plana çıkıyorlar ama düzensizler ve genellikle bilinçsizce akmaktalar. Bunları, düşünsel bir inceleme ile düzene soktuğumda, yani sistemli düşünüp derine indiğimde, daha fazla kemikleşiyorlar, böylece daha derine inme şansım arttığı gibi onlara ihtiyacım olduğunda elimde daha temelli fikirler bulunuyor. Eğer onları bir başkasına, konuşarak aktarırsam, bu kez hem işin içine ses giriyor ve bağdaştırma gücüm arttığından bu kemikleşme daha güçleniyor, hem de işin içine diyalog giriyor, hem karşı tarafın fikirlerini hesaba katmak gerekiyor, hem taktiksel bir planlama işlemi doğuyor, hem karşı tarafın beklentilerimi kıran karşılıkları, kafamda bulunan fikirlere yenisini ekliyor, ortaya güçlü bir anı çıkıyor ve fikirlerimin temelleri oldukça sağlamlaşıyor. Eğer bir de üzerine, bunları yazarsam, bu kez bana, kendimle diyalog kurma fırsatı doğuyor. Hem de tarihsel bir bütünlük içerisinde, ele aldığım fikrin bendeki tohumlarına geri dönebilme, kendi gelişimimi takip edebilme fırsatı doğuyor. Yalnız burada bence en doğru bütünlük, yazıların bir başkası tarafından yorumlanması sonucu ortaya çıkabilir. Bu blogun esas amaçlarından biri budur. Yani yazılarım yorumlanmadıkça aslına bakarsanız benim için bir günlükten farksızdır burası. Şimdiye kadar da yorumlanmış değil.
Oluşabileceğini düşündüğüm bir algıyı kırmam gerektiğine inanıyorum. Burada yazdıklarım, "Bilmediklerinizi ben biliyorum, okuyun da öğrenin, bunları öğrenmeniz gerekir" gibi bir mesaj içermemekte. Burada yazdıklarım düşünsel süreçlerimin an itibariyle bulundukları durumları göstermektedir. Bu yüzden aslında hiçbir şekilde yanlış düşünmekten korkmadığım gibi, bireyci bir yaklaşımla kendimi üstün olarak görüyor da değilim. Yazdıklarımın çoğunu ileride yeniden okuduğumda bir sürü eksik, yanlış göreceğimden eminim. Bu beni şaşırtıcı bir şekilde mutlu etmekte.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder